Yirminci yüzyıl ortasından itibaren trombon için yazılan eserler, alışılmış ses üretiminin dışına çıkmaya başladı. Bu genişleme birkaç ana teknikte toplanır ve her biri ayrı bir çalışma ister. Birincisi genişletilmiş glissandolardır; sürgü hareketi ritmik bir malzeme olarak kullanılır.
İkincisi aynı anda çalıp söylemektir. İcracı sesiyle bir nota söylerken çalgıyla başka bir nota çalar ve araya ek sesler doğar.
Üçüncüsü nefes sesleridir; hava, ses oluşmadan çalgıdan geçirilir ve tını malzemesi olarak kullanılır. Dördüncüsü çeyrek ses kullanımıdır ve trombonda diğer bakır çalgılara göre çok daha erişilebilirdir. Bu tekniklerin ortak sorunu notasyondur; her besteci kendi işaretlerini kullanabilir. Bu nedenle çağdaş bir eser çalışılırken önce açıklama sayfası okunur; işaretlerin karşılığı orada verilir.
Açıklama yoksa kaynak kayıt dinlenir ve işaretlerin karşılığı kulakla çıkarılır. Bu repertuvara giriş ileri düzeyde ve tek bir kısa eserle yapılır; teknikler ayrı ayrı çalışılır. Derslerimizde çağdaş teknikler, eser çalışmasından ayrı bir alıştırma başlığı olarak ele alınır.