Topluluk içinde çalan bir icracı kendi sesini her zaman en net duyar ve bu, ölçüyü bozar. Kulak, kendi çalgısına en yakın konumdadır; bu nedenle içeriden duyulan denge dışarıdan duyulandan farklıdır. Sonuç genellikle şudur: icracı kendini fazla duyduğu için geri çekilir ve dışarıdan yetersiz duyulur. Daha az görülen ters durum da vardır; icracı kendini duyamadığı için yükselir ve dokuyu örter.
Bu iki hatayı da çözmenin tek güvenilir yolu dış geri bildirimdir.
Birinci yöntem kayıttır. Prova salonun ortasından kaydedilir ve dinlenir; denge burada açıkça duyulur.
İkinci yöntem gözlemcidir; bir kişi salonda dinler ve hangi partinin öne çıktığını söyler.
Üçüncü yöntem dönüşümlü çalmadır. İcracı belirli bölümlerde çalmayı bırakır ve dokuyu dışarıdan dinler.
Bu üçüncü yöntem en hızlı sonucu verir; kendi sesinin bütün içindeki payını duymanın en doğrudan yoludur. Çoğu kursiyer bu denemeden sonra ses gücünü kendiliğinden ayarlar ve sözlü uyarıya gerek kalmaz. Derslerimizde topluluk çalışmalarında kayıt ve dönüşümlü dinleme düzenli olarak kullanılır.